Bu ülkede yaşayan 20 milyon kürtten meclisteki 20 tanesi Kürt sorunu derken,19 milyon 999 bin 980 kürt ise Türkiyede yaşamaktan mutlu, hatta dedeleri ile gurur duyuyordu.
Ne olduysa bu ülkenin başına Ak Parti iktidarı geldikten sonra, önce çuval rezaleti sonra sırayla dış işleri bakanının yabancı bir ülkede kapı dışında bekletilmesi, derken onlarca itibarımızı zedeleyen uluslar arası rezaletler zincir sıralandı durdu.
Yüreğimizi okşayan bir toplantıdaki başbakanın milliyetçi çıkışı dışında aklıma hiçbir şey gelmiyor.
Gerçi olaydan hemen sonrada özür dilemesi sayın başbakanın tavrındaki düşüncesiz hareket etmenin yorumu olarak algılandı.
Hikmet yar’ın dizi dibinde hatıra fotoğrafı, Arabistan kralının İstanbul’daki Otel odasına koskoca T.C başbakanı ve Cumhurbaşkanının ayağına kadar gitmesi benim içimi acıtan hadiselerdir.
Hala neden ayağına kadar gittiler anlamadım.
En pahalı benzini sanki Recep Tayyip Erdoğan’ın memleketi kullanmıyor.
Ne oldu göğe mi erdik sanki, Kral fahd bize varilde özel Müslüman indirimimi yaptı, tabi ki hayır.
Hep çelişki ve çıldırtan bir politika izlenimi ile bu ülkede Ak Parti’yi anlamak mümkün değil.
Sayın başbakan DTP ile ben başbakan olarak değil, AKP’nin genel başkanı olarak görüşeceğim diyor, ama yanında Başbakana bağlı bu ülkenin namusu şerefi haysiyeti olan İç İşleri bakanı boy gösteriyor.
Madem başbakan olarak değil genel başkan olarak DTP ile görüşecektiniz neden devletin iç işleri bakanını PKK’nın meclisteki savunucusu konumundaki DTP’ye sundunuz.
Yanında götüreydin, sürekli ağlayan Bülent Arınç’ı, yada Dengir Mir Mehmet Fırat’ı…..
Diyorum ya, çıldırma yada bir başka deyişle çıldırtma siyaseti.
İki ay önce görüşmem dediniz, ama iki ay sonra kucak açtınız.
Nasıl oluyor anlamıyorum.
Bu DTP’nin kapatılma davası ne oldu.
Hani savcılar, hani yargı, hani adalet.
Yahu bu partinin kapatılacağı bir süre önce gündemde iken ne oldu da kapatılma davası hafızalardan silinmeye başlandı ne oldu da başbakan, iç işleri bakanı bu partiyi muhatap alıp kürt sorununun çözümü için muhatap görmeye başladı.
Ekmek çalanın davası birkaç mahkemede karara bağlanırken, ülkeye çomak, meclisede pkk’yı getiren ve bu kadarda sabit iken DTP kapatılmıyor.
Çıldır, çıldır……..
Emine Aynamıdır nedir, kadın her gün medyadan hepimize ayna tutuyor, bizim millette mö mö bakıyor.
Artık bu ülkede yarının ne getireceği hiç belli değil.
Çıldıracağız gibime geliyor.
Yahu hiç vatan verilirmi, bölünürmü.
Demokratik çözümmüş, cumukmuş falan filan.
Demokratik yollarla savaş mı olur lan…
O zaman, geriye iki seçenek kalıyor.
Ya verip kurtulmalı, yada vurup kurtulmalı….
O zaman hasmı olan vuracak…. diyen ozanın bu mısraları yarın bu ülkede bu iktidar yüzünden gerçekleşmez ise bende hiçbir şey bilmem….