Sizi küçümsediğimden değil!
Türkiye'nin Bülent Ecevit gibi efsanevi bir siyasetçiye sahip olmasının arkasındaki "fedakar kadın parmağını" bilmiyor değilim.
En az rahmetli Bülent Bey kadar ülke meseleleri hakkında bilgi ve ilgi sahibi olduğunuzun da farkındayım.
Sadece son zamanlarında değil, Ecevit'in efsane lider olmaya başladığı süreçte "isimsiz partili kadınlar arasında" yer tuttuğunuzun da bilincindeyim.
Ama olmaz!
Neden biliyor musunuz?
Bırakın sizi, sağlığında Bülent Ecevit'ten de bu işler geçmişti.
Sayfiyede dinlenmesi gereken yıllarda, Başbakanlık koltuğunda boşuna nefes tüketti.
Ne yalan söyleyeyim, son kurduğu hükümet "kendisine yakışan bir final" de olmadı.
DSP'yi "kaptırdığınıza" da üzülmeyin. DSP zaten Bülent Bey'in sağlığında da bitmişti.
DSP kitle değil "Bülent Ecevit partisi"ydi. Ne yalan söyleyelim, Ecevit ismi tek başına markaydı.
Hiçbir zaman DSP ismi, Ecevit isminden daha kuvvetli bir isim olmadı.
Dedim ya DSP zaten bitmişti, yenisini kurmanın hiç ama hiç anlamı yok.
Kuracağınız partinin de, hiç ama hiç şansı yok!
Tıpkı rahmetli eşiniz gibi istirahata çekilmeniz gereken yaşlılık günlerinizde boşu boşuna yorulacaksınız.
Azminize ve vatan aşkınıza hayranlık duymamak elde değil ama ne olur anlayın artık!
Artık Ecevit adı bir partiyle değil, bir vakıfla yaşamalı!
KÜRTLER PİRİNCE GİDERKEN EVDEKİ BULGURDAN OLACAK!
Bahsedeceğim raporu, hazırlayan kuruluş yüzünden fazlasıyla önemsiyorum. Önce haber:
"Merkezi ABD California'da bulunan think-tank kuruluşu Rand Corporation ABD'nin çekilmesine ilişkin bir rapor hazırladı. Raporda Türkiye'nin Kuzey Irak'ı kendisine dahil etme ihtimalinden söz ediliyor. Rapora göre Kuzey Irak'ta Kürtler'e ait bölgeleri 'işgal edecek' Türkiye bu süreçte PKK'nın tasfiye edilmesi amacıyla Bölgesel Kürt Yönetimi'ne de baskı uygulayacak."
Şimdi detaya girelim. Rand Corporation sıradan bir think-tank kuruluşu değildir. "Semi-governmental" dediğimiz yarı resmi bir araştırma kuruluşudur. Çünkü CIA, Pentagon, kısacası ABD Devleti tarafından finansal olarak desteklenir. Bunun karşılığında çarpıcı araştırmalar yapar.
Rand Corporation, 1980'li yıllarda Türkiye eksenli "Ilımlı İslam" ve "Ortadoğu'da yeşil kuşak" önermelerini ortaya atan kuruluştur. Çoğu siyasi gözlemciye göre, ABD Ortadoğu ve Türkiye için Rand Corporation'ın öngördüğü bu senaryoları yürürlüğe koydu ve günümüze gelindi. Yani ne denildiyse oldu! Olmaya da devam ediyor!
İşte bu yüzden önemsediğim Rand Corporation, şimdi yeni bir şey söylüyor. Sonuçta ABD bölgeden çekildiğinde, iki senaryo gündeme gelebilecek:
1-"K. Irak Kürt devletimsi şey"i Bağdat yönetimiyle baş başa kalacak. Muhtemelen iç çatışma çıkacak. Kaos ortamında PKK azacak.
2-Ya da K. Irak bağımsızlığını ilan ettikten sonra Türkiye'deki ve diğer ülkelerdeki Kürtler'le entegre olmaya çalışacak.
Her halukarda Türkiye, K.Irak'ı topraklarına katmak zorunda kalacak. Ya zorla ya da tatlı tatlı!
İşte Rand Corporation raporunun anlatmak istediği budur. Ve emin olun eninde sonunda olacaktır.
Zaten giderek emin oluyorum ki, şu andaki "açılım numaraları" da, "asıl olacaklara hazırlık" gibi geliyor bana!