Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Kadir Duman

Yenicemiz

Kadir Duman

kduman1949@mynet.com

24 Şubat 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


NOSTALJİ-YENİCE VE KENTLEŞME–10


Şimdiki; Uğur Mumcu parkının karşısında bulunan petrol istasyonu

50 li 60 lı yıllarda çeşitli amaçlarla kullanılan kocaman bir salondu.

 Şimdi ki parkın yerinde,  beldenin tek okulu olan Yenice ilkokulu vardı.

 59–60 lı yıllarda adı geçen bu salon seyyar sinema salonu olabiliyor, Hırıltılı sesiyle sinema makinesi ve beyazperde ile öğrencileri

buluşturuyordu. Hepimiz Ailelerimizden aldığımız 5–10 kuruşluk harçlığımızla sinema ve beyazperde olgusu ile tanışıyorduk. Burası daha

sonra Cumhuriyet döneminin en önemli kazanımlarından olan ve

tamamen Yerli malı üretip satan Sümerbank olmuş ve Yenice ile çevre köylere hizmet eder hale gelmişti. Şimdi anlıyorum ki; Sümerbank’ın

Yenice ye açılmasında dönemin Demokrat Partili Belediye Başkanı

Ahmet Ilgaz ın katkısı vardı. İnce uzun çubuklu pijamalıklar-patiska-

kaput bezi-pazen ve türlü elbiselikler Yenice halkının hizmetine ucuz

 ucuz sunuluyordu. Sonraları ne oldu da bu güzelim satış mağazası

kapandı. Doğrusu ben ve Yenice halkı anlayamadı. Ve ne yazıktır ki

90 lı yılların sonunda bu güzelim Cumhuriyet eseri Sümerbank

Özelleştirme adı altında, sırf değerli arsasını almak için haraç mezat

satıldı.

        Köyün içi diye anılan yer, alışverişlerin yapıldığı, vatandaşların

stresini attığı, oyun oynadığı yerlerdi. Bu yıllarda köyün içindeki

bakkal-manav ve kahvehaneler açık S biçimindeki bir yolun üzerinde

yer alırdı.

 Mıstıl (Mustafa Özdamar) evi hemen girişte taş yapılı ve iki katlı olarak

 yer alırdı. Mıstıl kadir- kır bekçisi Naco ve küçük oğlu murtaza

çiftçilikle ve hayvancılık yaparak hayatlarını idame ettirme derdindeydiler. Kır bekçisi Naco, Yüksek yolundaki sulama kanalında şakayla, beni suya atmış, yüzme bildiğimi sanmıştı da; elbiseleri ile suya atlayarak beni kurtarmıştı. Şen-şakacı bir kişiliği vardı. Evlerinin yanında

Murtaza Baba adlı türbe vardı. Her Perşembe günü insanlar gelir mum yakarlar, adak adarlar; adamışlar ise kurban keserlerdi. O zamanlar

bu ziyaret köhne bir yapıya sahipti. 89 da Ali Kuru Belediye Başkanı

 olunca buraya el atmış, betonarme bina yapmış, Yeşile boyayarak görünümünü güzelleştirmişti.

         Mevlüt Yıkılmaz ın kahvesi ile kardeşi Tekelci rıza emminin

dükkânları yan yanaydı. Bunların karşısında Bakkal isa (Türkmen)

emminin dükkânı yer alırdı. İsa emminin dükkânının yanında Bakkal

Rahimin dükkânı vardı. Alt tarafı dükkân, üst tarafı ise eviydi. Ama her ikiside 70 li yıllara doğru dükkânlarını kapatmışlardı. Az ileride Memiş amcanın tahta darabalı, uzun demirlerle açılıp kapanan kahvesi sabahın

erken saatlerinde açılıp hizmet verirdi. Memiş amca kısa boylu-tıknaz

biriydi. Bildiğim kadarıyla, Yeniceli değildi, (K.Dikili olduğu söylenir)  başka bir köyden gelmişti ama Yeniceliye hizmet veriyordu.

Berber Caferin dükkânı, Tırtopların Müslümün kasap dükkânının

arasından Mehmet ağanın(Şen) evine girilirdi. Mehmet emmi at

arabasında sebze meyve satar, çocuklarını geçindirmeye çalışırdı.

Muaserce her zaman kocasına araba yükleme boşaltmada yardımcı

olur, bazen da kızdığında “Allah Allah bak

hele yavv” diye yüksek sesle Muaserceye kızdığını belirtirdi. Sonraları,

Şadi Aykıra ait kahve olan yerde adını da mesleğinden alan Bakkal Halil

 emminin dükkânı yer alırdı. Bakkal Halil emmi, uzun boylu-irice

bir adamdı. Hanımı Döne teyze ise ufak tefek yapılı, hatırnaz bir

kadındı. Bakkal Halilin oğlu Selahattin bir cinayet sonrası içeri

düşmüştü de bakkal Halil emmi, Dükkânını o sıralar yeni gelişmekte

olan istasyon civarına taşımıştı.

Yenice büyüyüp gelişince, 3 mahalleye ayrılmıştı. Fatih mahallesinin  muhtarlığını da Şadi abi kazanmıştı. Ona ait tertemiz-büyücek

kahvehanesi de aynı güzergâhta idi. Şadi Aykır, ince uzun boylu-

bakımlı-temiz giyimli biriydi. Saçlarını, sürekli düzgün biçimde

biryantin sürerek tarayan biriydi.

 O yıllarda bile Yeşil renkli sonradan steyşin araba diye tanıdığımız

arabası vardı. Kahvehanenin Bitişiğindeki kapıdan ise, sonradan

taksicilikte yapan Özen (Çelik) ağabeyinin evine girilirdi. Az ileride ise

 50 li 60 lı yılların önemli bakkallarından Tibik Yusufun bakkalı vardı.

Tibik Yusuf orta boylu hafif göbekli, esnaf dilli biriydi. Yenice de o

 yıllar elektrik yoktu. Tibik Yusuf tan gaz lambalarına şarap şişeleri ile

veya teneke bidonlarla gaz almaya giderdik. Hikmet Kirişin bakkaliyesi Bidiğin kahvesi ile bitişikti. Hikmet Kiriş konuşkan-sevecen, şakacı

biriydi. İri gözleri vardı. Bidiğin kahvesini 9 ncu yazımızda genişce

anlatmıştık.

          Bidiğin kahvesinin karşı köşesinde Ziya Ateşin petroldeki

görevinden ayrıldıktan sonra açtığı bakkaliye yer alırdı. Ziya Ateş

Mustafa Gündoğdu ya ait, Yenicenin eski yol üzerinde, Adana

çıkışındaki petrolünde (Mobil) çalışırdı. Oradan ayrılınca bu

dükkânı açmıştı. Ufak tefek, güzel konuşan ve o devirde aklı eren

kişiler arasında

yer alan biriydi. Hemen karşısındaki köşede Dabise ait kahve yer alırdı.

Dabis Müslüm çok renkli bir kişiliğe sahipti. Kahvesi çarşı içinde

en çok ççalışan kahvelerden biriydi. İsmet Yıkılmazın kahvesi de,

Dabisin

kahvesinin yanındaydı. İsmet abi de sessiz- ağır ağır hareket eden bir

yapıya sahipti.

 Bu kahvenin müşterileride farklıydı. Mevlüt Yıkılmaz ile kardeşi ismet yıkılmazın kahvesine, dönemin CHP li tanınan insanlarının daha çok

 takıldığı görülürdü. Kendileri ve ağabeyleri Musa Yıkılmaz dönemin

 iyi CHP lisi, iyi bir ismet paşacısı idiler. Manav Selahattinin, bugün de

hala durduğunu sandığım küçük manav dükkanı, Şadi Aykırın evinin

altına açtığı bakkal dükkanının karşısında, Yenicenin en renkli

simalarından olan Kasap Karagüllenin evi ve kasap dükkanı yer alırdı. Karagülle lakabıydı, asıl adı Mustafaydı. Tüm çocukları baba mesleğini seçmiş, aynen babaları gibi renkli kişilikleri ile Yenice ye renk

katmışlardır.  Kasap garip, kardeşi Murtaza hem kasaplıkta hem de

yöresel oyunları oynamada mahir kişilerdi. Diğer çocukları da hemen

hemen aynı özelliklere sahip kişilerdi. Az ileriye gidince Ferhat Şafakların

ve Faik emminin çiftlik gibi evleri ile Yıkılmazların iki katlı taştan yapılı evleri yer alırdı.  Musa-Mevlüt-İsmet ve Rıza yıkılmaz burada otururlardı. Faik emminin hanımı Gazeli vadi teyze iyi bir kırık çıkık ustasıydı.

Faik emmi, İnce-zayıf, uzunboylu sessiz görüntüsü olan bir kişiydi. Çiftçilikle uğraşırdı.

Karı teyze ve kızı Birsenin yaşadığı sonraları yıkılan evleri de yine bu çarşının içinde yer alırdı.

 

 













yorumlayorum ekle




Yorumlar (2)
  • Yunus Fındık / 28 Şubat 2010 22:02

    ??*

    Bidiğin kahvehanesinin karşısında asker Mehmedin manav dükkanı vardı, yanındaki betonarme binanın damındada yazın tarla sulamaya gelen genelde beyaz şalvar giyen Maraşlı işçiler vardı,aynı binanın yantarafına sinema afişleri asılırdı.Kadir abi ,Belliş emmi ve çocuklarıda çarşı grubunda atlanmayacak simalardan,Başarılarınızın ve yazılarınızın devamı dileğiyle.
  • Muhittn ŞARE / 25 Şubat 2010 11:18

    kutlama ve teşekkür

    uzunca bir aradan sonra tekrar yazmaya başlamanızdan dolayı kutluyor. böyle güzel nostalji yazılarınızla biz yenicelilere geçmişimizi hatırlatmanızdan dolayı teşekkür ediyorum.