Künye   |  Bize Ulaşın   |  Giriş Sayfam Yap   |  Sık Kullanılanlara Ekle
Kadir Duman

Yenicemiz

Kadir Duman

kduman1949@mynet.com

14 Mart 2010
font boyutu küçülsün büyüsün


NOSTALJİ-YENİCE VE KENTLEŞME-11


       Bekçi musto’nun evi, Mezarlığa giden yolun güneyine düşerdi. Bekçi Musto orta boylu, tıknaz, hafif göbekli, halim salim görünüşlü biriydi. Yenice de elektriğin olmadığı zamanlarda, Yenicenin evleri de-insanlarıda Bekçi başı Ali haydar, Bekçi Ali emmi ile Bekçi Musto ya emanetti. Geceleri ellerinde el feneri, ağızlarında düdükleri ile belli zaman aralıklarında düdük çalarak diyaloğ kurar, Asayişin berkemal olduğunu birbirlerine bildirirlerdi. Bu işlem aynı zamanda uyumalarına engel bir kontrol sistemi gibi çalışırdı. Bekçi başı Ali Haydar’a tavır ve davranışlarından dolayı gençler Şerif adını takmışlardı. Bekçi Ali Ağa, uzun boylu- yapılı görev yapmayı seven bir anlayışı vardı. Geceleri düdük çalan, hırsıza, huysuza engel olmaya çalışan bekçiler, gündüzleri de Askerliği gelen, yoklamaya gidecek gençlere tebligat işlerinde çalışırlardı.

            Hancı Bahri nin evi ile Bıyıklı bahri amcanın 2 katlı toprak yapılı evleri yan yanaydı. Hancı Bahrinin adı, o devirler de konaklama yeri olarak kullanılan han denilen işi yaptıklarından dolayı verilmişti. Bıyıklı Bahri amca, uzun boylu- babayiğit, ak saçlı- beyaz Bektaşi bıyıklı biriydi. Güler yüzlü, insanlara sevecen gelen bir yüzü vardı. Doğu-batı istikametinde uzanan iki katlı uzunca sofası bulunan bir eve sahipti. Bu evlerin arkasında ise sali Yamana ait ev yer alırdı. Oğlu Ercan ile ortaokulda aynı sınıfı paylaşmıştık.  Bu evlerin önünde Çarşı içinde bakkallık yapan Tibik Yusuf emminin evi yer alırdı. (Tibik Yusuf emmi ile ilgili 10 bölümde genişçe yer verildi.)

Co ların koca çiftliğe benzer, taştan yapılı evlerine 10-15 metrelik bir yol kat edilerek girilirdi. Evlerinin sofasındaki tahta işlemeler, geniş sofalar görülmeye değerdi. Co lar çiftçilikle uğraşan, epeyce tarla ekip biçen bir aileydi. Mcormik marka, kırmızı renkli irice bir Traktörle işlerini görürlerdi. Traktör hantal görünüşlüydü ama çok güçlü bir traktördü. Co ların evleri ile Ankara Demiryolu arasında ise içinde çeşitli meyve ağaçlarını barındıran bağları vardı.

             Ankara Demiryolu geçidinin hemen yanında Çil Hasanların Çiftlik gibi evleri yer alırdı. Çil hasanlar da geniş bir aileye sahiptiler ve çiftçilikle uğraşırlardı. Adil emmi ile Fahriye teyzelerin evi çilhasanlarla yan yanaydı. Gerçi Adil emmi de çil Hasanlara aitti. Demiryollarında ambar işlerinde çalışırdı. Çiftçilik onun için ikinci derece de bir işti. Hüseyin Tibik in iki katlı, toprak yapılı, yola bakan kısmındaki tahta merdivenle çıkılan evi vardı. Bu ailenin çocuklarının zeki oldukları dilden dile dolaşırdı. Dünyamin Tibik le beraber ortaokul da okumuştuk. Lise de yollarımız ayrılmış, o Tarsus lisesine gitmiş sonra da İTÜ elektrik Mühendisliğini okumuştu.  Seçerlerin evleri bu evin arkasına düşerdi. Seçerlerin büyük oğlu Sato Kulüp işleterek hayatını kazanmaya alışmıştı. Küçükleri Seyfi Seçer ise Yenice elektriğe kavuştuktan sonra bir süre elektrikçi olarak sonraları ise Bakkaliye işleterek geçim sağladılar. Mennen Rıza, Mennen Âlinin avradı Gülşen teyzenin evi önlü arkalı yer alırdı. Belediye teşkilatının ilk kuruluşunda işe giren, el arabası ile Yenicenin temizliğini sağlamaya çalışan Bogus Nazımın evi ile Sağır Mehmedin evleri içeydi. Sağır Memed iyi bir kerpiç ev ustasıydı. Kulakları gerçekten duymazdı ama Yenicenin bir çok evinin kerpicinin dökülmesi, duvarının örülmesine emek vermiş aldığı ücretle de kimseye muhtaç olmamaya çalışmıştı.Çalçiklerin evleri ise önde yer alırdı. Çalçiklerin Remzi, üniversite okuyarak orman Mühendisi Olmuştu. Yenice deki ilk Mühendislerden biriydi. Bu evlerin karşısında Çiftçilerin 2 katlı topraktan yapılı evleri yer alırdı. Pinnaz teyze ufak tefek yapısı ile hem çiftçilik yapar, hem de evin işlerine koştururdu.

             Ankara Demiryolunun güney tarafında Hasbekli Bilalin evi  ile 60 lı yılların içinde  yapılan İsmail Tul un evi, onun hemen önünde ise Kaba Mahmutların sırasının üstüne dizilmiş evleri yer alırdı. İsmail Tul uzun yıllar Belediye de Muhasebeci olarak çalışmış, Yenicesporuna yönetici olarak hizmet etmiş biridir. Kabamahmutlardan sonra Boroları çiftliği yer alırdı. Boro Halil temiz giyimli, hatırı sayılan biriydi.(Boro halil ile ilgili 3 sayıda bahsedildi) Boro Halilin çok büyük tarlaları vardı. Kanal üstünde-Dalgan yolunda bir yerleri vardı ki; ırgat girince uzunca bir süre pamuk toplardı. Oğul Danış Çok okuyan-sol düşünceli biriydi. 60 lı yıllarda TİP de faal görev almış, sendikal örgütlenmelerin içinde bulunmuş biriydi. Temiz giyinir, güzel konuşması ile insanları etkilerdi. İskenderun Demir Çelik te çalışan şirket işçilerinin sendikalasması işinde yoğun mesai sarfetmişti.

              Yüksek taş duvarlarla çevrili, içinde büyük konakların yer aldığı Kadriyenin çiftliği denilen yer Mersin Demiryolunun kenarında büyücek bahçe içerisinde yer alırdı. Çok fazla insanın girip çıkmadığı bir yerdi. Kocaman bir demir kapısı vardı. Petrolcu Ziya Ateşin iki katlı taştan yapılı evi kadriyenin çiftliğine komşuydu. Ziya Ateşin evinin hemen yanıbaşında bir incir ağacı vardı. Ferdane abla hatırı sayılır biçimde kiloluydu. Evin tahta sofasında veya merdivenin başında komşuları ile günlük sohbetlerini yapardı. Demiryollarında çalışan Hüseyin emminin evi ile bekset amcanın evi yan yanaydı. Her ikisi de kendi hallerinde halim selim insanlardı. Cicik Fikri nin evi de hemen yanıbaşındaydı. Cicik Fikri Kırmızı Chevrolet arabası ile İstasyon civarında  takılır. Müşteri taşır, hasta naklide yapardı. Güleç yüzlü-şakacı, hazır cevap bir yapısı vardı. Cicik fikrinin evinin önünde, Yenice de memuriyet yapan bir çok üst düzey insanın oturduğu Çete Haççanın evi yer alırdı. Nahiye Müdürleri, Karakol komutanları ile boş olduğu zaman da öğretmenlerin oturduğu, aranan bir yerdi. Mersin Demiryolunun hemen yanındaydı. Yenice deki ilk düzenli yapılardan biriydi.













yorumlayorum ekle




Yorumlar (2)
  • murat / 19 Mart 2010 00:30

    ahh yeniceee

    sayın yeniceli vatandaşlarım lütfen davulun sesi dışardan hoş gelmesin.yenicede bu yazılan yenicenin geçmişi çok harika neden o zmanlarr kıskançlık çekememezilik küslük yoktu.ama şimdibir kere yenice milleti birbiriyle top tüfek .siyaset aslında degil bence.sorun biraz bir insanın eli para tutunca adam oynatmaya kalkıyor yenicede.bu açıkcası bellii.örnekleri full şekilde var.ama inanki bu insanlıgın kopmasına kadar gelmiş.yaa dışardaki adama yeniceye tatile geldigi zaman yen
    celi almancılar falan orda buraya karşı duygu seliburaya gelincede götelri havada gezmezkte.onu kıskandırmkata.lütfen bunlar yanlış şeyler.yani yen
    cede çalışıpdurmu iyi olna vatandaşlara da sesi var.bitirmeyelim yneiceyi.lütfenn.ortalıgı boş buşmasınlarr
  • Muhittin Şare / 17 Mart 2010 09:10

    Temenni

    İşalla Bu yazıları daha sonra kitap olarak okumakda nasip olur. çünkü böyle yazılar yenicemizin yakın tarihine ışık tutmaktadır. gelecek nesillerin bilmelerinde büyük yararı olacaktır.