"Palyoz darbe planında muhtemelen hava eylemlerine soyadının fransızcası ‘Oraj’ı veren general dışarıda Musafa Balbay içerde bu hiç adil değil. Hukuk usulü adamına göre işlememeli" diyor Prof. Dr. Nevzat Tarhan.
İbrahim Fırtına gibi 1980’li yıllarda, Kurmay Albaylığında, Hava Kuvvetleri Komutanlığında kadrolaşan ve namaz kılan astsubayları sorgusuz sualsiz hukuksuz bir şekilde 28 gün hapse atıp işkence eden sonra YAŞ yolu ile emekli eden, Hava Kuvvetlerinde şahinliği ile ünlü acımasız eğilimlerini uçan kuşların bile bildiği bu general serbest.
Palyoz darbe planında muhtemelen hava eylemlerine soyadının fransızcası olan ‘Oraj’ı veren bu general dışarıda Mustafa Balbay içerde bu durum hiç adil değil.
Balbay’ın ETÖ davasında son duruşmadaki serzenişi şöyle;
Ajans haberlerine göre kendi durumunun tutuksuz yargılanan orgenerallere uyduğunu dile getiren Balbay tutuksuz yargılanma talebinde bulundu.
Duruşmada söz alan tutuklu sanık Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilcisi Mustafa Balbay, tutukluluğun bir yılı aştığını belirterek, adil, hızlı ve tutuksuz yargılanma talebini tekrarladı.
Balyoz soruşturması kapsamında gözaltına alınan eski kuvvet komutanlarının serbest bırakıldıklarını hatırlatan Mustafa Balbay, İstanbul Cumhuriyet Başsavcıvekili Turan Çolakkadı'nın yaptığı açıklamadaki "Kaçmadılar. Yeni bir soruşturma ve suçlama ile ilgili aradığımızda adreslerinde bulduk. Delilleri karartma teşebbüsüne de rastlamadık”sözlerini hatırlattı.
“1 Temmuz 2008 tarihinde gözaltına alındım. 5 Temmuzda yurt dışına çıkış yasağı konularak serbest bırakıldım. Cumhuriyet gazetesi Ankara Temsilciliği ve köşe yazarlığı görevime devam ettim. 5 Mart 2009'da 'ek ifadene başvuracağız' diye aldılar, huzura geldim. Hiçbir şekilde kaçmayı denemediğim ortaya çıktı. Mahkemede savunmamı yapmamın üzerinden 3 ay geçti. Yeni bir delil, yeni bir değerlendirme ortaya çıkmadı. Bu sürede, birçok plan ve iddialar ortaya çıktı. Bu iddiaların hiçbirinde benim adım yok. Savcıların iddia ettiği gibi gazetecilik dışında bir hedefim olsa bu planlarda adım olurdu. Kullanılacak gazeteciler listesindeki 300 kişi arasında adım var. Bu gazeteci olduğum için yer aldı."
Hukuk usulü adamına göre işlememeli
ETÖ davasında benzer suçtan yargılanan kişilere farklı ‘Hukuk Usulü’ uygulanması izlenimleri hukuk vicdanı olanları rahatsız etmeye başladı.
Adalet için söylenen maalesef gerçek payı olan bir söz vardır “Adalet örümcek ağına benzer kuvvetli sinekler delip geçer zayıf sinekler takılır kalır.”
Aynı suçtan yargılanan Kuvvet Komutanları ve Orgeneraller paşa paşa evlerinde TV seyrediyorlar. Aynı iddia ile yargılanan birçok sanık Muzaffer Tekin, Mustafa Balbay bir yıldan fazladır tutuklular. Hem Muzaffer Tekin’in hem de Mustafa Balbay’ın kaçma ihtimalleri ve delilleri karartma ihtimalleri çok düşük. Bu durum hiç adil değil.
Çektikleri çile ve toplum önündeki pişmanlıkları onlara yeter. Ben şimdiki düşünceleri olsa onlara görev veren Orgeneraller tarafından böyle satılacaklarını ve sahip çıkılmayacaklarını bilseler eylemlerini yapmazlardı diye düşünüyorum.
Satıldılar çünkü hapse girmemek için gücü olanların, iddialara göre kimisi doktor ayarladı kimisi iddialara göre mahkeme veya nöbetçi hakim ayarladı veya bazı doktorların meslek dayanışması nedeniyle hastanede yatmaya devam etti. Kaçanları bu devlet zaten getiremiyor. Bu durum hiç adil değil.
Çetin Doğan, Veli Küçük delikanlı çıktılar, rapor alma girişiminde bulunmadılar. Benim tahminim onlar isteselerdi şu anda bir hastanede yatıyor olacaklardı.
Kurmay Yarbay Ali Tatar gibi garibanlar viziteye çıkarılmadı ve intihar etti. Üçüncü Ordu Komutanı Orgeneral Saldıray Berk gibi benmerkezci kuvvetli adamlar örümcek ağını deldi geçti GATA’dan rapor alıp ifadeye gitmedi. Bu ne biçim adalet denilecek durumlar.
Mahkeme yargılamaya yardım edeceklerle, bencilce kendini düşünüp yargılamadan kaçanları ayırt etmelidir. Dursun Çiçek çok ciddi ve makul şüphelere ve de Jandarma kriminal raporuna rağmen Beşiktaş ta Adliye önünde Terör suçu yargı ve savcıları ile dalga geçer gibi tur atıyor. Kimse hesap soramıyor. Bu durum hiç adil değil.
Sayın Başsavcı Turan Çolakkadı ‘iddialara göre’ kıyak yapacaksa bütün sanıklara yapmalıdır, eski bir ilahiyatçı olarak vicdanı ile hareket etmesi gerekmiyor mu?
Bu ülkede darbecilerden önce ‘darbeciliğin’ yargılanması gerekir. 1960’dan beri rutin darbeci eylemlerin hesabı bir kaç kişinin omuzuna yıkılmamalıydı.
Hukuk herkese lazım sözünün tam zamanı hem zayıf hem kuvvetli sineklere eşit olarak...
Not: Silah ve mühimmat taşıyan sivil kamyonların yasadışı olmaması hepimizi rahatlattı. Askeri yetkililere teşekkür ederiz. Fakat görev kusuru ve güvenlik ihmali ile ilgili idari ve adli soruşturma sürdürülmelidir.